16 Şubat 2025 Pazar

Bıktık.

Yorulduk ya.Kocaman derin dibine kadar mutsuzluk...Eskiden mutlu eden şeyler de işe yaramıyor artık. Kendimle mutlu olabilen bununla da övünen bir insan olarak nasıl kendisiyle mutsuz olabilen birine dönüştüm bilemem.

Kendimle değil belki de; bendeki bu yalnızlıkla mutsuz olmaya başladım. Ne kitap okumak ne film izlemek ne güzel bir söz okumak ne de kendime bir şey katmak keyif veriyor. Kariyer mariyer doyum sağlıyordu bi zamanlar şimdi iş ile işgili bile bi hedef kuramıyorum.

Biraz buralardan uzaklaşayım dedim azıcık kar biraz kayak biraz alkol biraz müzik biraz sessizlik.Yok tatil arkadaşlarını da gerçekten iyi seçmek gerekiyor.Hele kavga etme potansiyeli yüksek çiftlerle aman aman…Benim kafa dağıtma tatili kalabalıklar içinde yalnızlık seremonisine dönüştü. Daha da batağa düştüm gibi. Benim teselliye ihtiyacım varken başkalarını teselli eder oldum. Koca 2 gün dert sahibi olup geri döndüm.

Ya zaten bi hayat arkadaşı arayışı var biliyorum kendi içimde. İstediğimi istediğim gibi benimle birlikte yapmak isteyen bir insanın varlığına her geçen gün daha da ihtiyaç durmaya başladım. Tatile gitmek bir organizasyona katılmak için bile kendi gibi bir insana ihtiyaç duruyor insan.Bir sürü arkadaşınız olabilir ama kafa dengi biri yoksa hadi basalım şuraya gidelim diyeceğiniz bir insan yoksa yine yerinizden kıpırdayamıyorsunuz. Tek başına tatile gidilmez mi gidilir tabi ama o ben değilim.Yalnız tatil sevmem.

Neyse hayat arkadaşı her kulvarda gerekli. Bekliyorum.Birlikte yapılacak o kadar çok plan var ki kafamda.

17 Aralık 2023 Pazar

1.Gün

 İnstagramı kapattım. Telefonu sadece acil durumlarda arama butonu olarak kullanmak istiyorum. Kimseyle konuşasım yok ama bir yandan da beynimde cümleler uçuşuyor. Yazmaktan başka çare kalmadı.

Sürekli yalnız kalmak isteği zirvede. Aileyle yaşayan 30 yaş üstü insanlara ait en temel ama asla gerçekleştiremeyeceği bir istek. Kaçabildiğin tek yar bir kaç metrekarelik bir oda. Hayattan da kaçabildiğin tek yer orası aslında.

Kimseyle konuşmak istemiyorum dedim ya...Kendim hariç. Arkadaşlarımla, ailemle vs vs... Ne konuşacak ne dert anlatacak halim var. Belki de anlatmaktan bıktığım için. Bazen biri geçsin de karşına bıkmadan usanmadan dinlesin bir sürü şey söylesin yaralarını sarsın istersin kimseyi bulamazsın. Bazen de hiçbir şey duymak istemezsin. Sonsuz bir yalnız kalma isteği dedim ya...

İşte böyle bir haldeyken beynimde kelimeler uçuşurken sürekli derin bir of çekerken buluyorum kendimi. Sadece şarkılar beni anlatabiliyormuş gibi geliyor bana . Biri anlat dese şu şarkıyı dinle diyebilirim öyle yani.  Kadın demiş "Sev beni sevilmediğim kadar. Unuttur bana yalnız yaşadığım her geceyi öyle gel" daha iyi neyi nasıl anlatabilirsin ki mesela?

Enerji işleri de yalan oldu . Her şey... Hiçbir şey ne umut olabilir ne de kaybolan inancımı tazeleyebilir. 

Aslında iyiydim ben . Deli dolu,eğlenceli, şarj edilebilir pil gibi en baştan başlıyordum her şeye daha hızlı daha çabuk daha kolay...

Aslında yollarımı ayırırken bir de daha boşanmış ve çocuğu olan bir adamla olmaz demiştim. Büyük konuşmadım sadece istemedim artık.

Yine aynı noktaya geldim. Neden insan dezavantajlarını yaşadığı ya da yaşayabileceği şeyleri bilirken aynı noktaya gelir ki ?

Neyse totem defterim vardı satırları doldurduğum ve bir de 5-55 tekniği. Şimdi kalkıp onların hepsini de parçalayacağım. Benim mutlulukla ilgili problemimi çözemiyoruz. Çözeceğiz inşallah.

16 Ocak 2018 Salı

                                                               Günaydın geldim ben.